Finansal Kavramlar 2

finansal kavramlar

Bu yazımızda finansal kavramları ele almaya devam edeceğiz.  Ele alacağımız kavramlar, varlık tahsisi, verimli pazar hipotezi, optimal portföy ve sermaye varlıkları fiyatlama modeli olacaktır. Faydalı olması dileği ile iyi okumalar dileriz.

Varlık Tahsisi

Tarih boyunca, ortak hisse senedinin çoğu finansal enstrümandan daha iyi performans göstermiş olduğu bir sır değildir. Bir yatırımcı uzun bir süre yatırım yapmayı planlıyorsa, portföyü çoğunlukla hisse senetlerinden oluşmalıdır. Bu türden zaman avantajına sahip olmayan yatırımcılar, hisse senedi dışındaki yatırımları da dâhil ederek portföylerini çeşitlendirmelidir.

Bu sebeple varlık dağıtımı kavramı geliştirildi.

Varlık tahsisi nedir?

Varlık tahsisi (asset allocation), varlıkları tahviller, hisse senetleri, gayrimenkuller ve nakit gibi ana kategoriler arasında bölerek riski dengelemeyi ve çeşitlendirme yaratmayı amaçlayan bir yatırım portföyü tekniğidir.

Her varlık sınıfı, farklı getiri ve risk seviyelerine sahiptir, bu nedenle her biri zamanla farklı davranacaktır. Aynı zamanda bir varlık değeri artarken, bir başka varlık da azalıyor ya da artmıyor olabilir.

Varlık tahsisinde esas olan ilke, bir kişinin yaşlı ilerledikçe o nispette daha az risk almasıdır. Emekli olduktan sonra, tasarrufunuza yalnızca gelir kaynağı olarak güvenebilirsiniz. Bu durumda daha muhafazakâr bir anlayışla yatırım yapmanız gerektiğini hatırlatırız. Çünkü varlık korunması hayatın bu aşamasında çok önemlidir.

Portföyünüzde doğru yatırım karışımının belirlenmesi son derece önemlidir. Portföyünüzün yüzde kaçının hisse senedi, yatırım fonları ve tahvil ve hazine gibi düşük riskli araçlara yerleştirileceğine karar vermek, özellikle emeklilik yaşına geldiğinizde daha da önemlidir. Varlık tahsis planınızı belirlemek için, sizin için en uygun olan bir planı özelleştirebilen bir yatırım danışmanıyla konuşmanızı şiddetle tavsiye ederiz.

Bu noktada şu noktayı da belirtelim. Bir hisse senedi piyasası teorisine göre (rasgele yürüyüş teorisi), bir hisse senedi veya genel piyasa fiyatının geçmişteki hareketi veya yönü gelecekteki hareketini tahmin etmek için kullanılamaz. Hisse senedi fiyat dalgalanmalarının birbirinden bağımsız olduğu ve aynı olasılık dağılımına sahip olduğu, ancak bir süre boyunca fiyatların yükseliş eğilimini sürdürdüğü belirtilmektedir.

Kısacası, bu teori hisse senetlerinin rasgele ve öngörülemeyen bir yol izlediğini söylüyor.  Bu teorini takipçileri, ek risk almadan piyasaların üstünde performans göstermenin imkânsız olduğuna inanıyorlar. Hem teknik analizin hem de temel analizin büyük bir zaman kaybı olduğu ve piyasaların üstünde performans göstermenin kanıtlanmadığını ileri sürmektedirler.

Bunlar uzun vadeli bir satın alma ve bekleme stratejisinin en iyisi olduğunu ve bireylerin piyasaları zamanlamaya çalışmamalarını istediğini sürekli olarak belirtmektedirler.

Fakat günümüzde pek çok yatırımcı manzaranın bu teoriden çok farklı olduğuna inanıyor.  Çünkü bugün çoğu yatırımcı, ilgili haberlere ve borsalara kolay ve hızlı bir şekilde erişebiliyor.

Bu teorinin ne kadar geçerliliğinin olduğunu söylemek zor; çünkü tartışmanın iki tarafını da destekleyen kanıtlar var. Önerimiz kendi sonuçlarını oluşturmanızdır.

Verimli Pazar Hipotezi

Verimli pazar hipotezi  (Efficient Market Hypothesis) kısmen 1960’larda geliştirilen bir düşüncedir. Fiyatlar, zaten ilgili tüm bilgileri içerdiği ve yansıttığı için pazarı yenmenin imkânsız olduğunu belirtiyor. Bu da son derece tartışmalı bir teori. Bu modelin destekçileri, aşırı değerli hisse senetleri aramak veya temel analiz veya teknik analiz yoluyla piyasadaki eğilimleri öngörmeye çalışmanın anlamsız olduğuna inanıyor.

Verimli pazar hipotezi altında, menkul kıymetler alıp sattığınız her an, beceri değil, bir şans oyununa giriyorsunuzdur. Piyasalar verimli ve güncel olursa, fiyatlar, her zaman tüm bilgileri yansıtıyor demektir.

Bu teori, özellikle teknik analistlerden gelen muhalefetle karşılandı. Etkin piyasa teorisine karşı yaptıkları argümanlar, birçok yatırımcının beklentilerini geçmiş fiyatlara, geçmiş kazançlara, kayıtlara ve diğer göstergelere dayandırmasıdır. Hisse senedi fiyatları büyük oranda yatırımcının beklentisine dayandığından, birçok kişi geçmiş fiyatların gelecekteki fiyatları etkileyeceğine inanmanın mantıklı olduğuna inanıyor.

Optimal Portföy

Optimum portföy konsepti modern portföy teorisine tabidir. Teori, diğer şeylerin yanı sıra, yatırımcıların mümkün olan en yüksek getiri elde etmek için çabalarken riski en aza indirgemeye çalıştıklarını varsayar. Teori, yatırımcıların rasyonel olarak hareket edeceğini ve her zaman kabul edilebilir risk seviyelerinde getirilerini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan kararlar aldığını belirtmektedir.

Nitekim farklı portföylerle farklı seviyelerde risk ve getiri elde etmenin mümkün olduğu gösterildi. Her yatırımcı, ne kadar riskin üstesinden gelebileceğine karar vermeli ve portföyünü bu karara göre tahsis etmelidir (veya çeşitlendirmelidir).

Portföyünüzü optimize etmek, kafanızdan hesaplayabileceğiniz bir şey değildir. Bu iş için verilen her risk miktarı için yüzlerce (ve bazen binlerce) farklı beklenen getiriyi tahmin ederek optimal portföyleri belirlemeye yarayan bilgisayar programları bulunmaktadır.

Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli (CAPM)

Sermaye varlıkları fiyatlandırma modeli, risk ve beklenen getiri arasındaki ilişkiyi tanımlar ve riskli menkul kıymetlerin fiyatlandırılması için bir model oluşturur.

Bu model, bir menkul kıymetin veya portföyün beklenen getirisinin artı bir risk primi oranına eşit olduğunu söylüyor. Bu beklenen getiri, iade edilen getiriyi karşılamıyorsa ya da yenemezse, yatırım yapılmamalıdır.

Sonuç

Yazılarımızın size piyasaya ve yatırım stratejilerine dair biraz fikir verdiğini umuyoruz. Bu ana kadar öğrendiklerimizi özetleyelim:

Risk / getiri dengesi, mümkün olan en düşük risk arzusu ve mümkün olan en yüksek getiri arasındaki dengedir.

Daha yüksek risk, muhtemel geri dönüş oranına eşittir.

Çeşitlendirme, portföyünüzün riskini düşürür.

Dövizin ortalama maliyeti, hisse fiyatından bağımsız olarak düzenli bir zamanlamaya sabit bir döviz karşılığı yatırılmasıyla elde edilen bir tekniktir.

Varlık tahsisi, çeşitlendirmeyi yaratmak ve riski dengelemek için varlıkları büyük kategoriler arasında böler.

Rasgele yürüyüş teorisi, hisse senetlerinin rasgele ve öngörülemeyen bir yol izlediğini söyler.

Verimli Pazar Hipotezi, fiyatların zaten ilgili tüm bilgileri içerdiğinden ve yansıttığından piyasayı yenmenin imkânsız olduğunu söyler.

Optimal portföy kavramı, rasyonel yatırımcıların, kabul edilebilir risk seviyesi için getirilerini en üst düzeye çıkaracaklarını göstermeye çalışır.

Sermaye varlık fiyatlandırma modeli, risk ve beklenen getiri arasındaki ilişkiyi tanımlar ve riskli menkul kıymetlerin fiyatlandırılması için bir model oluşturur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir